12 Aralık 2013 Perşembe

Aşı ? Hayır Teşekkürler !

Maalesef anne olarak çoğumuz hayır teşekkürler demedik,diyemedik.Geçenlerde bir arkadaşımın paylaşımı üzerine aşılarla ilgili araştırmalara koyuldum ve öğrendiklerim beni mahvetti,şoke oldum.Daha anne karnındayken başlıyor aşı furyası.Önce hamile annelere sonra dünyaya gözünü açan el kadar bebelere ha babam aşı vuruluyor.Neden peki ?

Bağışıklık kazansın,hastalığa yakalanırsa hafif atlatsın vs diye birsürü düzmeceyle ,zaman zaman hastane kapısından kovulan bebeklere ücretsiz,gönüllüce vuruyorlar bu aşıları.

İlaç firmaları,doktorlar ,uzmanlar aşıların hastalıa karşı koruduğunu söylese de kimileride asıl hastalık yapanın bu aşılar olduğunu öne sürüyor ve delilleride hiç göz ardı edilecek gibi değil.Ayrıca 2 yaşına kadar anne sütü alan bir bebek gayet güzel pekçok hastalığa karşı kendi antikorunu kendi üretip savaşabilecek bir sisteme sahipken vurulan bu aşılarla düzen altüst olmakta..Okuduğum makalelerden bazı kesitleri sizlerle paylaşmak isterim..


Normalde her ilaçın birleşimdeki maddenin ne olduğuna dair bir kulanım belgesi bulunur, ama aşı yapılırken bu aşını birleşiminde ne olduğunu doktor hariç kimse bilmemekte ve böyle bir belge veya kagıt parçası bulunmamaktadır ve Anne ve babanın bu konuda bilgisi olmamaktadır. Günümüzde bu aşının bir çok hastalığa: Derikabarcıkları, Beyin zarı iltihapalanması, kanın yapısının bozulması, sinir iltihapalanması vb rahatsızlıklara sebep olur. Birleşiminde: aliminyumlu birleşikler, aliminyumhidroksid, antibiyotikler, öldürülmüş veya zayıflatılmış uyarıcılar (mikroplar), yapısı bozulmuş proteinlar, ve formikaldehid gibi zehirli maddeler içerir. Mobilya yapımcıların formaldehid kulanmaları yasaktır, çünkü Kanserojen etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Evet bu çok tehlikeli, kanserojen madde Formaldhid aşının içinde bulunmakta ve direkt çocuklara vurulmaktadır. Bunun yanında hemen hemen bütün aşı maddelerinin içinde Thiomersal bulunur. Thiomersal bir civa birleşiğidir ve vücuttan atılması çok çok zordur ve 10 larca yıl vücutta kalabilir. Thiomersal çocuklarda konsentrasyon problemi, öğrenme zarluğu, konuşma problemi, mantık oluşturmada yetersizlik, büyük huzursuzluk, ve daha bir çok probleme sebep olur. Aliminyumhidroksid birçok aşının içinde katkı maddesi olarak bulunur. Berlin’den Prof. Dr. H. Spiess, Aşının birleşimindeki katkı maddeleri o kadar koplex ve karmaşıktır vede bunların çoğunun özelikleride araştırmamıştır ve bilinmemektedi. Buna rağmen çocuklarımızı deney tavşanı olarak kulandıralım mı? Bütün bu katkı maddeleri kanserojen, allerjik, nabız düşürücü, mide ve bağırsakları bozucu, ve daha birçok yanetkileri vardır. Dr. J. f. Graetz keni homeopatik Muayene hanesine aşının yantesirleri nedeniyle hastalanan insanları tedavietmiş ve hemen hepisinde az veya çok Beyin tahribatı olduğunu tesbit etmiştir.

Biyolojik Felaket:

Dr. J. F. Graetz’in yazdığı aşı gereklimi (Sind Impfungen sinnvol?) adlı kitabında şöyle diyor:’’ Yıllarca yaptığımız tecrübe ve deneyimler sonucunda görülmektedirki insanlar sürekli ve sürekli nesilden nesile daha çok hastalanmaktadırlar. Düşünün bugün çocukların çoğunda nörodermatit, spastik (krampl&#305 bronşit, astım, baharnezlesi, hayvan allerjisi, sürekli orta kulaka iltihaplanması, legasthenik (öğrenme, okuma ve yazam zorluğu), hiperaktifitet (aşırı taşkınlık hareketlilik), agresivitet (aşırı saldırgan olanma), tehditkar veya bedenen veyahutta ruhen özürlü olmaktadırlar. Sonraları yani erğinlik çağında ise adet anormalikleri, adet öncesi ağrı ve sancılar, yumurtalık iltihapalanması, cinsel organda mantar, yumurtalık kordonunda dölenme, düşük yapama veya erken doğum gibi haller oldukca sık görülmektedir. Bütün bunlar daha önceki nesillerde çok nadir görülürken şimdi normal olmuştur. Bu aşılamaya devam ettiği sürece daha çok rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır ve hatta kısırlılık batı ülkelerinde çok hızlı şekilde yayılmakta vede yüzlerce sperma bankası bu ülkelerde bulunmaktadır. Şuna şahit olunki artık bir insanın problemi değildir bunlar. Bu bütün insanlığı hatta dünyayı ilgilendirmektedir ve yakında bütün insanlık bu felaketin zarrını görecek ve görmektedir de, şayet çok değerli sağlığımızın değerini bilemezsek.

Yukarıdaki bilgiler Ian Sınclaır in Vaccinationdebate.com adlı sayfasından alınmıştır.


Dr. Russell Blaylock nöroşirürji doktoru (beyin ve sinir cerrahi)

  • Eger bagisiklik sistemini uyarirsan, bugun otizmin ciktigi gibi, hamileyken asiladigin kadinin cocugu 20 yil sonra sizofreni cikacak. Ve kimse bag kuramayacak.

  • Asilar Cin’de uretiliyor ve ABD’de iki yilda bir kontrol edilirken uretici, Cin’de bu 13 yilda 1 ve FDA gidip kendi kontrol edemiyor. Uretici firmadan bir gorevli disari cikip burda hersey yolunda diyor 13 yilda 1.(Amerikayi yok etmeye yemin etmis komunist ulke Cin’den bahsediyoruz)
  • Ani Bebek Olumlerinin %70′i Difteri Tetanoz Bogmaca asisini takip eden 3 hafta icinde gerceklesiyor.
  • Havaleler asilarla baglantili, asi olduktan hemen sonra olmasi gerekmiyor. Haftalar, aylar, hatta bir yil sonra bile gerçekleşebilir.

  • Canli virus iceren asilarin tehlikeleri:
- Bagisikligi bastiriyor (KKK ve HiB)
- Hayat boyunca vucutta kalabiliyor. Kizamik virusu yaslilarin %20 beyin ve %45 diger dokularinda bulundu
- Astim, cocuklarda seker hastaligi ve otoimun ve norolojik hastalillarla baglantili
1970′den sonra her cocukfelci vakasinin Oral Cocuk Felci asisi kaynakli oldugu ortaya cikti. ABDde canli cocuk felci asisi yasak.


Yine aşıların içerisinde sığır serumunun bulunduğunu öğrenmiş tekrar tekrar şok olmuş durumdayım.
Aşılarda kullanılan sığır serumuyla ilişkilendirilen pekçok problemden biri kronik böbrek hastalığıdır.
İnsan genomuna tavuk ve inek genetik materyali mi katıyoruz? Aşılar yoluyla gelecek nesillerin genlerini bilinmeyen şekillerde değiştiriyor muyuz??

http://www.naturalnews.com/SpecialReports/VaccinesFullStory/v1/VaccineReport-TR.pdf 
( türkçe çevrilmiştir)
http://www.asihakkinda.com/
http://www.nvic.org/ (National Vaccine
Information Center
)
http://www.aymd.org/ aşı yaptırmaya mecbur değilim hareketi web sayfası
http://www.whale.to/vaccines/damage.html



ve daha bikaç gün önce ülkemizde olan olay ..İçerisinde domuz kanı var iddiasıyla çocuklarına aşı yaptırmayan aileye ‘ihmal’ suçlamasıyla dava açıldı. Aile çocuklarını almakla tehdit edildiklerini ileri sürdü.
http://yasam.bugun.com.tr/ihmal-davasi-haberi/892695



Bu konu hakkında inanılmaz kafam karışık,hayır deme şansımız nasıl olmaz o da ayrı bir şey..Allah yar ve yardımcımız olsun,evlatlarımızı korusun..

Bundan öncesinde bilinçsizdim şimdi biliyorum ama  yaptırıp yaptırmama konusunda şuan kararsızım.Gönlüm yaptırmamaktan yana tabi prosedürler,bakanlığın dayatması vs o kısım ne olur bilmiyorum..

21 Aylık Yiğit Ve Bronşit.:((

Merhaba bloğum....

Minik meleğim yine bronşitle savaşmakta.5günlük hastane yatışının ardından şuan evdeyiz.Sonunda Nebülüzeri eve almak zorunda kaldık,tedavi evde devam ediyor.Evin içinde dururken yine bronşite yakalandı kuzum.Havalar  soğuk malum, önce burun akıntısı derken hemen aynı günün gecesi hırıltılar öksürmeler baş gösterdi.Çok cabuk ilerliyor hastalık.En ufak bir soğuk algınlığını affetmiyor.Buraya taşınalı tam 3 ay oldu ve Yiğit bu 3 ayın 3.dede bronşit geçirdi.Hava kirliliğide etkili olabilir tabi.Sürekli antibiyotik iğne vs den perişan oldu yavrum.Bu son rahatsızlanmasında doktor bizi araştırmaya yönlendirdi,herhangi bir şeye alerjisi var da ondan mı sık sık bronşit oluyor diye...bakalım iyileşsin gidip alerji testleri yaptıracağız.

Bronşite yakalanmaması için ,soğuk algınlığı grip geçiren birine yanaşmaması,
Sırtının hiç terlememesi,terin soğumaması gerek....Tüm bunlara dikkat etsem de çalışıyor olduğum için illa benli bensiz bir şeyler eksik kalıyor ve hasta oluyor.10 gün izin aldım işe gitmedim ,tamamen iyileşmeden onu bırakmak istemedimi,vicdanım hiç huzurlu değil,ona yeterince bakamıyorum sanırım.Ya da olacağı varsa oluyor...:((


 
Kronik bronşite dönüşecek gibi duruyor bu hastalık ve ben çok üzülüyorum.İnşAllah tekrar etmez.

 

11 Kasım 2013 Pazartesi

18 aylık Yiğit Sefa

Zaman ne hızlı geçip gidiyor.Günler aylar birbirini kovalarken,Canım oğlum 2 yaşına doğru koşar adım ilerliyor.Gelişimyle ilgili kayıtlarımı aksatmış bulunuyorum.Okul ve ev arasında gidip gelirken zaman zaman yoruluyorum haliyle gelecekte ikimiz için büyük bir anı olacak sayfama fırsat bulup notlar düşemiyorum.

Okuldan yeni eve girdim,hazır Yiğit uyurken geleceğe birkaç not düşmek isterim.Miniğimiz her gecen gün büyüyor,öğreniyor.Yeni bir kente uyum aşamasında ailecek sıkıntı çekmekteyiz.En büyük sıkıntılardan biriside Yiğit için uygun ortam ve arkadaş çevremizin olmayışı.Bütün gün evde olduğundan ve gün içinde bizi özlediğinden üstüne 2 yaşa girerken zaman zaman ortaya çıkan sendrom belirtileri ile bazen huysuz bir çocuğa dönüşebiliyor.2 aydır teyzesi ile birlikte kalıyor.Neyseki bakıcı olayını bu şekilde hallettik.Gözüm arkada kalmadan onu bırakıp çıkabiliyorum.Teyzesini yorsa da onunla bol bol oynayıp koşturduğundan keyfi yerinde minik meleğin.
 
 
 
18.ayında "baba" kelimesini sıkça kullanır oldu.Kapı çalınca "babaaa" diye bir çığlığı,sevinci varki görülmeye değer.Henüz cümle kurma aşamasına gelmedi.Nadiren 2 kelimelik birşeyler söylüyor ama ne dediği pek anlaşılmıyor.Anne gitti,baba düştü gibi basit şeyleri dillendiriyor.

Son zamanlarda babasınında alıkonulmaz oyuncak alışverişinden ötürü çokça oyuncağı var.Geçen hepsi bir koliye kaldırdım.Çünkü hiçbiryle oynamıyor.En çok sevdiği minik arabalarından birazını dışarda bıraktım.Birde basit yapbozlar aldık ona,onlarla uğraşıyor.Mesela hayvanların olduğu bir yapbozu var ahşaptan,hayvanları uygun yerlere koyuyor.Kedi,köpek,ördek favorisi..sıkça bunların taklidini yapıyor...Miyav miyav diyerek bir kedi gibi bize sürtünüyor yada hav hav diyerek peşimizde koşuyor..Televizyonda gördüğü yada bizden gördüklerini taklit etmeye başladı.Kalem kağıtla uğraşmayı,karalamayı seviyor.Gecen gün çantamı açıp içinden çıkardığı tahta kalemiyle koltuğu boydan boya çizmiş :)))
 
 
 
İsteklerini çok rahat ifade edebiliyor.Uykusu gelince elimden tutup hane halkına el sallayıp beni yatağına götürüyor.Susadığında yada acıktığında "anne su" "anne mama" diyerek mutfağa koşuyor.Aynı zamanda koltuk tepelerine,sandalyelere çıkıp ordan daha da yükseğe tırmanıp mutfak masasının üzerine çıkabiliyor,tek başına inebiliyor.

Önceleri korkulu rüyası olan elektrik süpürgesine  karşı bu ara inanılmaz bir ilgisi var.Sürekli kilerden çıkarıp evin içinde bir o yana bir bu yana sürükleyip duruyor süpürgeyi,çoğu zamanda bizden ev süpürmemizi istiyor yapmayınca da yerlere yatıp tepiniyor.
 
 
Tüm bunların yanında yemek yeme durumu biraz can sıkıcı.Hala sabit şeyler yiyor.Makarna,pilav,mercimek çorba,balık(beğenirse),patates kızartması,sütlaç,krep,kabak mücver,muz,elma,üzüm vee istemesemde çikolata(kahvaltıda).....Yedikleri sayılır yani onun haricinde yeni tatlara açık değil paşamız.Süt yoğurt  tüketmemesi beni baya üzüyor.Hala meme emiyor olmasından sanırım bu ilgisizlik...

Son zamanlarda memeden kesme düşünce aklımda.Bazen çok yorucu oluyor,üstüne yemek yemek istemiyor ...Nasıl memeden kesilir hiç fikrim yok..Öncelikle kendimi ve onu buna nasıl alıştırmam gerek .Hala günde 3-5 hatta 7 öğün emdiği oluyor.Geceleri 2 kere uyanıyor en az ..zor olacak gibi bakalım...
 
 

18.ayın kısa özeti böyle.Meleğim uyandı,gidip koklaşalım...
Sayfamıza uğrayan herkese sevgiler....

7 Ekim 2013 Pazartesi

Çok Uzak Yollardan Geldim...

Herkese merhaba !....

Uzun uzun zaman sonra çokça uzak bir yerden yazabiliyorum sonunda.Malum tayin işleri,taşınma telaşı,yeni bir çevre,okul derken hiç fırsat bulamadım uğramaya.Çok özledim bloğumu.Hatta çok ta üzüldüm Yiğidimin gelişim aşamalarını yazamadığım için.

Minik kelebek dolu dolu 18 aylık oldu .İnşallah 18.ayını bi ara yazarak kaldığımız yerden devam etmek istiyorum.Bu arada onu merak ediyorsanız geçtiğimiz haftalarda yine bronşit oldu,hastanede yattık.Çok şükür şuan çok çok iyi..Görüldüğü üzere...


 
Ben buralara alışamadım,hatta sevmedim.Herkes zamanla seversin,alışırsın dese de şimdilik sevesim bile yok.Gerçekten insan elindeki güzelliklerin,sıcacık dostlukların kıymetini ayrı düşünce anlıyor,geldiğim kenti ve arkadaşlarımı çok çok özledim.Çiçeğimi de özledim.Nakliyeciler çiçeğin kırılacağını söyleyip araca almayınca orada bırakmak zorunda kaldım..Üzülerek:((
 
 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...