Su misali akan zamanda geçmişten ,hayatımdan ,hayatımızdan,izler bırakmak istedim ..Sonra teknolojiyle birlikte kaybolan beyaz kağıtlar,mürekkep kalemler yerine elime bilgisayarımı ve klavyemi aldım.İçimden geçenler,geçip gidenleri dilim döndüğünce anlatmak,anlatırken tekrar yaşamak,yıllar sonra özlemlerime tekrar dokunabilmek ,en çokta canımın içi oğluma anılar yazmak için burdayım..
25 Haziran 2013 Salı
İlk Kelimeler: Su -Karga
Çok alakasız ama evet yanlış duymadınız.Yiğitin ilk kelimesi "su" akabındede karga oldu..2 gündür suyu gördüğü zaman tıslar vaziyette "sııııssıı" su diyor.Bu akşamda babası kitaptan kargayı gösterdi birkaç kez .Kar-ga dedikçe oda peşi sıra "gagaa" diyip durdu.Bakalım ilerleyen günlerde o minnak dudaklarında başka neler duyacağız..
19 Haziran 2013 Çarşamba
15 Aylık Yiğit ve Yeniden hastalık günleri..
Merhaba..Uzun uzun aradan sonra yine geldim.Her nekadar sık sık uğramak istesemde kabul ediyorum artık yetişemiyorum.24 saat bana yetmiyor:)
Benim bücürüm 15 aylık oldu ,nerdeyse 16 aylık olacak ,geçte olsa her ayını yazmaya çalışıyorum.
Değişen pek bir şey yok aslında.Yiğit hala anne demedi..Bir ara demişti ama unuttu yine.Bu ara sık sık baba diye ağlıyor."Tedi" diyor.Dışarı çıktığı zamanlarda gördüğü tüm kedilerin peşine koşuyor çığlık çığlığa.
Söylenenleri anlaması çok eğlenceli.Getir götür,yat kalk,gel,ver,al gibi komutlara cevap veriyor.Her zamanki sıkıntımız kahvaltı öğünü.Yumurta peynir vs hiç yemiyor.Ben evdeysem katiyen ağzını açmıyor,inek sütü yada başka bir süt içmiyor.Bu sorunu nasıl aşacağım bilemiyorum,oluruna bıraktım elbet benim stoklar bittiğinde birşekilde süte evet diyecektir.
Malum okullar tatile girdi.Bizler seminer dönemindeyiz.Bu dönemde Yiğiti okula götürecektim yanımda ama hasta olduğu için evdeyiz.5 gündür 38-39.5 arasında seyreden ateşi var.Tahlilleri temiz çıktı.Boğazında biraz kızarıklık varmış ,üstüne azı dişleri kabarmış,morarmış..Sanırım hepsi birleşti ateş fırladı.Ateşi düşsün diye üstü çıplak dolanırken arada üşütmüş olmalı ki 2 gündür burnu tıkandı,nefes alamıyor,ememiyor,uyuyamıyor...Anlayacağınız sıkıntılı,stresli bir süreç geçiriyoruz.İnşAllah tıkanıklığıda birkaç güne geçer,ateşi bu sabah düştü.
5 gündür 4 er saat arayla Dolven ve Peditus içiyor,ayrıca antibiyotik içiyor,iştahı yok ,iyice ufaldı meleğim.Zaten bronşit olduktan sonra eskisi gibi yemez içmez oldu kuzum.Çocuklar hasta olunca illa zayıflıyor iştahtan düşüyor..Çok üzülüyorum zayıflamasına ama yapacak birşeyimde yok..Ayrıca kan değerleri düşükmüş,Santefer verdi doktor,güç bela içireceğiz artık..Hoş geçen defada içirdim ama pek bi faydası olmadı...
Elindeki herşeyi bize yedirmeye uğraşıyor,kendi ağzına koysa çok daha iyi olacak ama ...
Hee unutmadan uzun yola çıkma vaktimiz geldiği için uzun zamandır ertelediğimiz oto koltuğunu da aldık.Henüz kullanmadık ama beğenerek aldım.Baya gezdim internetten araştırdım .Fiyatı ve güvenliği en uygun olanını seçmeye çalıştım.Sonunda Heyner Kids Multi Protect Ergo SP Oto Koltuğu / Gri (9-36 Kg) oto koltuğunu aldım.
Şuan uyuyor kendisi ,uyanmadan yemesini ümit ederek ona sıcak bir çorba pişireyim..
4 Haziran 2013 Salı
Zor günler...
Canım oğlum bugün seni uyutup yatağına koyduktan sonra uzunca seyrettim seni,dualar ettim senin için ve ülkem için.Bugün ilk defa endişe ettim senin için,geleceğinden,göreceklerinden endişelendim.Masumluğun,olan bitenden habersiz savunmasız bir melek oluşun gözlerimi doldurdu.
Huzursuz bir ortam ,akıl almaz olaylar yaşıyoruz son günlerde.Birileri direniyor birileri bastırıyor.Tarih yaşanan bu kaosu,arbedeyi,vahşiliği,kargaşıyı,çatışmayı dilim varmıyor ama savaşı not düşüyor.Neler olup bittiğini anlaman için yıllar geçmesi gerek.Umuyorum ki huzur pek yakında gelecek ve sen,senin gibi minicik bebekler,geleceğin ışıkları güzel günler göreceksiniz.Bugün olanlar tarih sahnesinde ,benim ülkemde bir daha yaşanmayacak.Öyle umuyorum,bütün temennim bu yönde.
Taraflardan birinin yüz diğerinin sıfır olduğu hiçbir çatışma yoktur bunu unutma ve her zaman karşındakine hoşgörülü ol.Kaba,küfürlü,yeren,itham eden,kendi düşünceni savunurken diğerini ezen,sindirmeye çalışan tutumlardan uzak dur.Önyargılı olma.Önyargı beraberinde reddetmeyi getirir.Empati kurmaya ,anlamaya çalış.İnandıklarını yaşa ama kimseye çamur atma,düşüncelerini taşla sopayla değil,sakin tavırlarla meşru yollarla beyan et.Unutma agulu dil,agulu yüreğin yansımasıdır..Nefret etme,insanlara karşı kin besleme,kin kusma..
Son olarak nereden geldiğini,ne için yaşadığını ve nereye gideceğini unutma..
Seni çok seviyorum bir tanem.Allah yar ve yardımcın olsun..
Huzursuz bir ortam ,akıl almaz olaylar yaşıyoruz son günlerde.Birileri direniyor birileri bastırıyor.Tarih yaşanan bu kaosu,arbedeyi,vahşiliği,kargaşıyı,çatışmayı dilim varmıyor ama savaşı not düşüyor.Neler olup bittiğini anlaman için yıllar geçmesi gerek.Umuyorum ki huzur pek yakında gelecek ve sen,senin gibi minicik bebekler,geleceğin ışıkları güzel günler göreceksiniz.Bugün olanlar tarih sahnesinde ,benim ülkemde bir daha yaşanmayacak.Öyle umuyorum,bütün temennim bu yönde.
Taraflardan birinin yüz diğerinin sıfır olduğu hiçbir çatışma yoktur bunu unutma ve her zaman karşındakine hoşgörülü ol.Kaba,küfürlü,yeren,itham eden,kendi düşünceni savunurken diğerini ezen,sindirmeye çalışan tutumlardan uzak dur.Önyargılı olma.Önyargı beraberinde reddetmeyi getirir.Empati kurmaya ,anlamaya çalış.İnandıklarını yaşa ama kimseye çamur atma,düşüncelerini taşla sopayla değil,sakin tavırlarla meşru yollarla beyan et.Unutma agulu dil,agulu yüreğin yansımasıdır..Nefret etme,insanlara karşı kin besleme,kin kusma..
Son olarak nereden geldiğini,ne için yaşadığını ve nereye gideceğini unutma..
Seni çok seviyorum bir tanem.Allah yar ve yardımcın olsun..
19 Mayıs 2013 Pazar
14 Aylık Yiğit
Minik kelebeğim büyüdü..Artık onu durdurmak çok zor.İtirazlara tahammülü yok,tepinmeye başlıyor,kendini yere atıyor yada kafasını sağa sola hızlı hızlı sallıyor .
Her gecen gün daha da sevimli oluyor kuzum.Artık bikaç kelime de söylemeye başladı..Elinde kapaklı kavanoz gibi bişey varsa bize getirip kapağını açmamızı istiyor.." açççç" diyor..Sonra ver dediğinde "al" diyor.Attaa diyince kapıya gidip bekliyor.Dışarı çıkmayı çok seviyor.Hemen hemen hergün sokakağa çıkıyoruz.Sokakta rahatlıkla yürüyebiliyor.Ayrıca kanepenin yastıklarına basarak kanepeye tırmanıyor.Sürekli peşi sıra takip lazım.Bugunlerde geri geri yürümeyi huy edinmiş üstelik.:)
Hee birde "tedi " diyor Yiğit.Penceremizdeki kediye epey alıştı onu görünce heyecanlanıyor,camdan ayrılmıyor.
Herşey çok güzel hoş da..Ben okula giderken peşimden çok ağlıyor.Bakıcı kapıdan içeri girince başlıyor ağlamaya,ayaklarıma dolanmaya.Söylememe rağmen bakıcı onunla pek ilgilenmiyor,eğer ilgilenip onunla oyunlar oynasa kesinlikle bu kadar çok ağlamaz peşim sıra.Kahvaltısını yapmıyor diyo sürekli,eline ekmeği tutuşturuyor sonrada öyle böyle öğlen ediyorlar.Kahvaltı menüleri ayarladım bunu yap bunu yap diye ama o yapana kadar çocuk acıkıp ağlıyor,ekmek veya meyveyle öğün atlıyor sonrada kahvaltısını yapmadı diyor..:(( Bir sene oldu artık ne zaman acıkacağını bilebilmeli oysa ki..Üfff paranla rezil olmak bu olsa gerek..Ya da insanlarda vicdan mühakemesi kalmamış..Bu yıl böyle geçti seneye inşallah Yiğidime gözü gibi bakacak birini bulurum dostlar,çok zoruma gidiyor valla bu durum.
Tam bir babacı benim oğlum,zil çalınca sevinçle kapıya koşuyor.Uykudan uyandığında babasının omzuna başını koyup evde gezinmeyi çok seviyor.
Ev işlerine pek meraklı benim oğlum.Önceleri korktuğu viledadan artık korkmuyor.Banyodan alıp evin her yerine sürüyor.Ben mi eskiden darlanırdım her yeri dağıttı diye ama artık karışmıyorum:)
Blogumu çok özlüyorum ,ama zamanım yok yetişemiyorum artık.Okul ev işleri ve bebekle zaman çok çabuk geçiyor.
Her gecen gün daha da sevimli oluyor kuzum.Artık bikaç kelime de söylemeye başladı..Elinde kapaklı kavanoz gibi bişey varsa bize getirip kapağını açmamızı istiyor.." açççç" diyor..Sonra ver dediğinde "al" diyor.Attaa diyince kapıya gidip bekliyor.Dışarı çıkmayı çok seviyor.Hemen hemen hergün sokakağa çıkıyoruz.Sokakta rahatlıkla yürüyebiliyor.Ayrıca kanepenin yastıklarına basarak kanepeye tırmanıyor.Sürekli peşi sıra takip lazım.Bugunlerde geri geri yürümeyi huy edinmiş üstelik.:)
Hee birde "tedi " diyor Yiğit.Penceremizdeki kediye epey alıştı onu görünce heyecanlanıyor,camdan ayrılmıyor.
Herşey çok güzel hoş da..Ben okula giderken peşimden çok ağlıyor.Bakıcı kapıdan içeri girince başlıyor ağlamaya,ayaklarıma dolanmaya.Söylememe rağmen bakıcı onunla pek ilgilenmiyor,eğer ilgilenip onunla oyunlar oynasa kesinlikle bu kadar çok ağlamaz peşim sıra.Kahvaltısını yapmıyor diyo sürekli,eline ekmeği tutuşturuyor sonrada öyle böyle öğlen ediyorlar.Kahvaltı menüleri ayarladım bunu yap bunu yap diye ama o yapana kadar çocuk acıkıp ağlıyor,ekmek veya meyveyle öğün atlıyor sonrada kahvaltısını yapmadı diyor..:(( Bir sene oldu artık ne zaman acıkacağını bilebilmeli oysa ki..Üfff paranla rezil olmak bu olsa gerek..Ya da insanlarda vicdan mühakemesi kalmamış..Bu yıl böyle geçti seneye inşallah Yiğidime gözü gibi bakacak birini bulurum dostlar,çok zoruma gidiyor valla bu durum.
Tam bir babacı benim oğlum,zil çalınca sevinçle kapıya koşuyor.Uykudan uyandığında babasının omzuna başını koyup evde gezinmeyi çok seviyor.
Ev işlerine pek meraklı benim oğlum.Önceleri korktuğu viledadan artık korkmuyor.Banyodan alıp evin her yerine sürüyor.Ben mi eskiden darlanırdım her yeri dağıttı diye ama artık karışmıyorum:)
Buda bimden 20 liraya aldığımız çadırımız.Her arkadaşımın evinde gördüm dedim bizde alalım.Yiğitte pek sevdi saklanıp duruyor içine.
Blogumu çok özlüyorum ,ama zamanım yok yetişemiyorum artık.Okul ev işleri ve bebekle zaman çok çabuk geçiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
