Huzurlu Ev blogunun sahibesi Semacım otomatik mimlemiş beni.Cevaplarımı vereyim hemen.
ETİ MİM 1: Blog Listemde Görmek İstediklerim ve
İstemediklerim
Blogumda görmek istemeyeceğim şey sanırım kırıcı,kaba ,küfürlü yorumlar.Henüz öyle birşeyle karşılaşmadım ama karşılaşsam baya bozulurum.Onun dışında herkes gelsin misafirim olsun isterim.Bol bol yorum yazsın,yazışalım isterim.Hatta kısmet olursa blogger arkadaşlarımla tanışalım isterim.
Sayfamı ziyaret eden herkese çok çok teşekkür ederim.Yeni üye olan her kişi beni inanılmaz mutlu ediyor hele de iki çift söz edince daha bir mutlu olup,daha çok seviyorum blog yazmayı,blog dünyasını.
Çekilişler,hediyeleşmeler de çok zevkli ,Bolca görmek isterim hatta benimde çekiliş yapasım var ama biraz zamana ihtiyacım var.Henüz bana bir çekiliş çıkmadı.Çekilişi listelerinde adımı görmeyi çok istiyorum:)
Fırsat buldukça herkesi okumaya çalışıyorum ,yorumlamaya çalışıyorum.Sevdim ben bu işi ya .
ETİ MİM 2: Yeni Yıl Dileklerimiz
-Çok klasik olacak ama öncelikle tüm dünyaya sağlık ve barış diliyorum.Artık haberlerde o oraya bomba attı,bu bunu katletti vs duymak istemiyorum.
-Ülkem için terör sona ersin istiyorum.Artık gencecik fidanlar ölmesin .
-Özellikle kanser hastalarına acil şifalar diliyor,bu illete kesin bir çözümün bulunmasını diliyorum.
-Evlenmek isteyip kısmet bulamayanlara hayırlı nasipler,iş arayıp bulamayanlara güzel fırsatlar,çok çalışıp sınava gireceklere bol şanslar,bebek isteyenlere minnoş bebişler,kötü,bencil,acımasız insanlara vicdan,Allah korkusu ,akıl fikir diliyorum..
-Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan binlerce ac susuz insanlara yardım edilsin onlarda dünyanın bu nimetlerinden bolca faydalansın,onlar için güzel günler diliyorum.
-İsteyenlere çok para,çokca Aşk diliyorum:)
-Aileme ve tüm insanlığa huzur dolu bir yıl diliyorum.
-Eşim ve oğlumla güzel günler görmeyi umut ediyorum,daha nice seneler onlarla birlikte olurum inşAllah.
Bu liste uzar gider...Allah herkesin gönlüne göre versin..
Sevgiler
Su misali akan zamanda geçmişten ,hayatımdan ,hayatımızdan,izler bırakmak istedim ..Sonra teknolojiyle birlikte kaybolan beyaz kağıtlar,mürekkep kalemler yerine elime bilgisayarımı ve klavyemi aldım.İçimden geçenler,geçip gidenleri dilim döndüğünce anlatmak,anlatırken tekrar yaşamak,yıllar sonra özlemlerime tekrar dokunabilmek ,en çokta canımın içi oğluma anılar yazmak için burdayım..
26 Aralık 2012 Çarşamba
24 Aralık 2012 Pazartesi
"Aşkın Gözyaşları-Kimya Hatun"
Ne zamandır elimde kitap.Bitirdim sonunda.Aşkın Gözyaşları serisini okudum böylece.Aslında birini okusanız diğerlerine pek gerek yok bence .Ben hepsini okudum,ilk Tebrizli Şems i okumuştuım.Çok beğenmiştim.Kimya Hatunda güzeldi,Sinan Yağmur bu konuda güçlü bir kaleme sahip.İlah-i Aşkı kahramanın dilinden ustaca anlatıyor.Kimya Hatun'a imrendim ,sabrına,bağlılığına ve aşkına hayran kaldım.
Biyografik roman sevenlere,dini içeriklerden hoşlananlara ithaf eden tarzda bir eser.Şimdi kitaplığıma gidip sıradaki kitaba bakayım:)
21 Aralık 2012 Cuma
"Mimlendim"
İlk mimi sevgili Müge'den almış bulunuyorum.(bakınız:http://mugekokluatik.blogspot.com/2012/12/ayni-gunde-2-defa-mimlendim.html)
Açıkcası ilk olduğu için google amcaya sordum bu mim neyin nesidir diye:)İyi güzel bişeymiş öle dedi.Bloggerlar arasında sosyalleşmeyi ve etkileşimi artırırmış,düşünce çeşitliliği kazandırırmış..Lafı uzatmadan soruları cevaplamaya geçeyim sonrada pası başkasına atayım:)
1. Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?
Çok duygusal biriyim,mantığımla hareket etmeye çalışsam da genellikle duygularımın esiri olurum.Dışarıda işte,alışverişte mantığım önplandadır ama insan ilişkilerinde duygusal tarafım ağır basar,aslında hep mantıkla hareket edebilsem keşke,belki daha az üzülürüm.
2.İnsanlar niye mutlu değiller?Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?
3.Çok para harcayıp keşke almasaydım ya da harcamasaydım dediğin bir şey var mı?
4.Haklı olduğun bir konuda hakkını savunur musun yoksa susmak adalet mi dersin?
Açıkcası ilk olduğu için google amcaya sordum bu mim neyin nesidir diye:)İyi güzel bişeymiş öle dedi.Bloggerlar arasında sosyalleşmeyi ve etkileşimi artırırmış,düşünce çeşitliliği kazandırırmış..Lafı uzatmadan soruları cevaplamaya geçeyim sonrada pası başkasına atayım:)
1. Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?
Çok duygusal biriyim,mantığımla hareket etmeye çalışsam da genellikle duygularımın esiri olurum.Dışarıda işte,alışverişte mantığım önplandadır ama insan ilişkilerinde duygusal tarafım ağır basar,aslında hep mantıkla hareket edebilsem keşke,belki daha az üzülürüm.
2.İnsanlar niye mutlu değiller?Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?
İnsanlar mutlu değiller çünkü manevi olarak çoğu(muz) boşluktayız.Evet paramız ,evimiz,arabamız,çocuğumuz,sağlığımız herşey var ama bizler bedenimizi giydirip süslerken ,ruhumuzu süslemeyi unutuyoruz.Hayatın koşturmacasında kendimizi unutuyoruz.Sabah kalk işe git eve gel,ye iç uyu,gez..Peki manevi olarak ne yapıyoruz.Allah için ne yapıyoruz? Bunu sorgulamak lazım dünyaya geliş amacımızı ele alıp ona göre hareket ettiğimizde,gözümüzü değil kalbimizi ve ruhumuzu doyurdğumuzda mutluluğa erebiliriz.Zaten manevi olarak doyan insa şükretmesini de bilir.
3.Çok para harcayıp keşke almasaydım ya da harcamasaydım dediğin bir şey var mı?
Hmm bi düşüneyim keşke almasaydım dediğim şeyler vardır.Genellikle mağazada beğenip eve gelince beğenmediğim,dolapta öyle bekleyen kıyafetlerim mesela.Ama onlara da okadar çok para harcamam.Sonra bir şekilde elimin altından yok ederim yoksa gördükçe canım sıkılır kendime kızarım:)
4.Haklı olduğun bir konuda hakkını savunur musun yoksa susmak adalet mi dersin?
Haklıysam susmam,kendimi savunurum .Karşımdaki hem haksız hemde ukalaysa ona haddini bildirmek için uğraşırım,gerçi genelde ukala tiplere naparsan yap had bilmiyorlar ama ..Susmak bana göre değil ,haksızlığa gelemem,ama baktım olcak gibi değil "eeehh ne halin varsa gör" derim.Bir daha öyleleriyle muhatap olmam,olursamda fırsatı bulduğum anda lafımı sokarım.
5.Tok gözlü müsün yoksa herşeyim olsun diyenlerden misin?
Yoo herşeyim olsun diyenlerden değilim ben.Tok gözlüyüm.Sağlığım olsun ,karnım doysun,kendimizi geçindirecek paramız olsun yeter.Şuan bunlara sahibim zaten.Ayrıca güzel bir bebeğimde var ,daha ne olsun.Gerçi insan oğlu nankör hep daha fazlasını istiyoruz hayattan ama yetinmeyi bilmek gerek diye düşünüyorum.Ayrıca asla nerden geldiğini unutmamakta lazım.
Ben hayattan payımı aldım Allah olmayanlara versin.Hee olurda herşeyim bol bol olursa onu da çevremle seve seve paylaşmak isterim.
Eeee bittimi sorular iyiydi ne güzel kendi kendime konuşuyordum:)) Sevgili Müge'ye tekrar teşekkürler.Hmmm bu mimi kime paslasam kime paslasam.Listemde baya arkadaşım var ama 2 kişi seciyorum Annesinin Masal Perisi ve Yeni Annenin Günlüğü'nü mimliyorum..
Sevgiler..
19 Aralık 2012 Çarşamba
Sezeryanla doğum yapmak...
Öyle uzaktan sanıldığı kadar kolay değil bikere onu söyleyeyim.Normal doğum yapmadım bilmiyorum ama emin olun hani şu ortalarda ben "çatır çatır doğurdum " diye gerinerek gezen,kimi zaman sezeryanla doğuran annelere "aman sende oda doğum mu diyen,hatta içten ice ezmek için fırsat kollayan insanlar varya emin olun bizde sizin kadar acı çekiyoruz,hatta uzunca bir süre.Ve ister normal ister sezeryan olsun doğum doğumdur ve her türlüsü zor ve sancılıdır...
Sezeryan olmayı ben seçmedim.Şartlar onu gerektirdi,Yiğit'in kordonu boynuna dolanmıştı (ki bunu ameliyat masasında öğrendim.Doktorum beni iyi bildiği için panik yaparım diye söylememiş) başka nedenler vs derken hayırlısı buymuş diyip 2 gün içinde kendimi ameliyata hazırlamaya çalıştım.İnsan hiç yaşamadığı birşeyden korkuyor ama o kadar da çok değil.Şuan olurda 2.bebişim olursa ilkinden çok daha fazla korkuyorum sezeryandan..Aslında çok güzel bir ameliyat geçirdim.Sonrasında ağrım sızım oldu evet ama gerçekten zaman herşeyi unutturuyor.
Karlı bir günün sabahında uyanıp hastaneye gidişim,ameliyat için yapılan ön hazırlıklar,ameliyat önlüğünü giyişim,o sedyeye yatışım,uzun koridorlardan geçişim ve buz gibi odada tepemdeki o lambalara yansıyan ameliyat sahnesi,arasıra kalbimin dayanamayağını hissedişim,nefesimin hızlanması,tepemdeki anestezi teknikerinin telkinleri,dilimdeki dualar,duvarda duran saate bakışım ve kaburgalarıma doğru giren soğukhava,aynı zamanda o basıncı hissedişim,ardından Yiğit'in sesi ve gözyaşı,mutluluk....Hepsi bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor.Bir bebeğe sahip olmak sanıldığı kadar kolay değil aslında.
Spinal anesteziyle ameliyat oldum.Bu kararı ameliyat masasında birden verdim.Hiçbir fikrim yoktu aslında.Ayrıca aşırı kararsız biriyimdir.Doktor ne olsun dedi Genel mi Spinal mi..Şey kem küm derken Spinal olsun diyiverdim.Peşi sıra sinek ısırığı gibi bir iğne,ayaklarımdan yukarı doğru bir sıcaklık,ardından uyuşukluk,hafif kafamın dumanlanması...bunları anımsıyorum.He birde Yiğitin dünyaya gelmesinin ardından sabırsızlıkla o masadan kalkmak istemeyi.Sürekli doktoruma" bitmedi mi " diye sorduğumu,nefes alamadığımı söylediğimi felan hatırlıyorum.Dikişler yapılırken baya gerildim,korktum sanırım.Oysa sağa sola çekiştirmeler dışında birşey hissetmiyordum .
Ameliyattan çıkışım,gülerek odama gidişim,eşim ve sağlık görevlilerinin eşliğinde sedyeden kendi yatağıma aktarılışım.Rabbim kimseyi yatalak etmesin..Ameliyatın ardından 4 saat sonra ayağa kalkabildim.Bir ara "yok dedim ben ömrü billah yürüyemeyeceğim galiba".Korku endişe,ayaklarımı bacaklarımı hissetmeyişim beni baya tedirgin etti..Yine hemşireler eşliğinde ayağa kalkışım,yere bakmadan yürüme çabası,düşme tehlikesi,baş dönmesi ve tüm bunların yanında pörşümüş ,içi boşaltılmış,yaralı bir karın, ortadan ikiye dölünmüş bir vucüdu taşıma, hareket ettirme gayreti...Gerçekten o ilk ayağa kalkış,hastanenin koridorlarında bir elim karnımda bir elim duvardan destek alarak yürüyüşlerim,canımın yanması,bazen acıdan,ağrıdan inleyişim..Hepsi belleğimde dün gibi duruyor.
Ben acıya o kadar dayanıklı değilim .Yine iyi üstesinden geldim bu işin.Saolsun eşim,kayınvalidem,akrabalarım,arkadaşlarım herkesin yardımıyla kolay atlattım o günleri.Umarım bir dahakine yine bu kadar şanslı olurum.
Sezeryan sonrası 15 gün belki daha fazla sağ tarafıma yatamadım.Düğüm atılan taraf.Ne tek başıma yatağa uzanabildim ne de kalkabildim,ayağa doğrulup dimdik durmak baya zordu,düşünün birde bebeği emzirmek var bunların yanında.Zaten sezeryanla bebek sahiib olan anneler ilk 15 güne belki daha fazla bebeğiyle düzgün ilgilenemiyor.Çünkü anne de yaralı ve bir bebek kadar hassas oluyor,bakıma muhtaç oluyor.İlk günler çok üzülürdüm,ağlardım.Bebeğime bakamıyorum,onunla ilgilenmiyorum vs diye.Lohusalık da bir yandan tabi.
Normal doğum yapmadım bilmiyorum,eminim o da çok zordur.Ama normal doğum yapan kişilere demem o ki ,etrafınızda sezeryanla doğum yapan annelerin canını sıkmayın.Hepsi takdir-i İlahidir.He ben normal doğuramam diyip sezeryan isteyenleri ayrı tutuyorum.O da değişik bir durum,üzerinde çokca tartışılır.Ama benim böyle bir imkanım olsa kesinlikle şansımı denerdim.O mucize bambaşka olmalı.Son kontrolümde doktorumun normal doğum yapamayacağımı söylediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü,gözlerim doldu.Neyse ki doktorum çok iyiydi de ağlamadan beni teselli etti.Kısmet ne diyelim.Ben en başından beri "hayırlısı olsun,sağlıkla bebeğimi kucağıma alayım " dedim.Şükür hiç bir sorunla karşılaşmadım.Darısı bebek bekleyen tüm annelere,anne adaylarına.
Aslında ben kaç gündür uykusuzum.Güya bugün erkenden uyucaktım ama nerden esti aklıma bilmiyorum.Sanırım doğum hikayemi anlatasım geldi :)
Bu meleğe sahip olabilmek için insan herşeye katlanır ama değil mi.İsteyen herkese versin Rabbim,mahrum bırakmasın.Eğer acı çekilecekse varsın onu doğururken çekilsin,başka acılarını göstermesin..
Gece gece çok konuştum ben oğluşumun yanına gidiyorum.Sevgiler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)